Tarihçe ve ...

Tarihimiz - Geçmişimiz - Temelimiz
Babamız, kurucumuz der ki;

Bir insan çalışmayı göze alıyorsa,
Konusunda bilgi ve tecrübe de edinmişse,
Riske girmekten asla korkmasın.

Şerafettin POLAT

1950 yılında Ardahan İli’nin Hanak ilçesinde dünyaya geldim. İlk Okulu Hanak’ta bitirdikten sonra Orta Okulu 30 km. uzaklıktaki Ardahan’da okudum. Okudum diyorum ama öyle şartlarda okudum ki, Ardahan’da sıcaklık -40’ları buluyordu. Bir oda kiraladık sobayı yakınca tütüyor, yakmasak soğuktan donuyoruz. Annemin gönderdiği 15 günlük ekmeği ısıtarak yiyorduk. Katık bulmakta çok güçlük çekiyorduk. Peynirimiz bitince boş ekmek yiyorduk. Çarşıdaki fırın ekmekleri bizim için bir lükstü. Ekmek alınca kendimizi şanslı sayıyorduk.

Ortaokuldan sonra liseyi Kars’ta Kars Ticaret Lisesinde okudum. Hemen hemen her yıl iftiharla geçiyordum. Son sene (1969) daktilo şampiyonasına katılmak için daktilo hocamız İsmail Talınlı bizi (Rahmetlik amcaoğlu Osman ile beni) İstanbul’a gönderdi. O sene başarılı olamadım. Ama vazgeçmedim. 1979 yılında İstanbul’da Askerliğimi yedek subay olarak yaparken gene yarışma oldu. O yarışmaya katıldım. 2.’den daha çok yazmama rağmen maalesef 7. oldum. Artık benim için derece önemli değildi.

1969 yılında İstanbul’da Cağaloğlu’nda bir noterde (Sanırım 34. noterdi) 15 gün çalıştıktan sonra, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi (A.İ.T.İ.A)’ni kazandığım bildirilince Ankara’ya geldim.

Akademiye başladığım ilk sene bizlere teksirle çoğaltılmış kitaplar veriliyordu. Ancak kitabı açtığın zaman tüm sayfalar elinde kalıyor ve dağılıyordu. Ayrıca baskının üzerinde boya atmış ve çoğu sayfalar peş peşe okunmaz hale geliyordu.  O gün karar verdim; ne iş yaparsam en iyisini yapacaktım. O günden beri yaptığım kitaplarda herhangi bir sayfa bozukluğu ya da kapakların dağılması diye bir sorun olmadı. Elle kapak taktığımız dönemlerde bile kitapların sırtına tülbent koyarak kitapları daha sağlam hale getiriyorduk. Şimdi işe teknolojinin son model makinalarıyla en kaliteli tutkalı kullanarak cilt yapmaktayız. Kitabı duvara varsanız dahi kesinlikle dağılmaz.

Hem okul okuyup hem de hocalarımdan tez, kitap, makale yazıları alarak onlardan ayrıca para kazandım.  1970 yılında 3 ay 19. noterde çalıştıktan sonra, İmar İskan Bakanlığı’na daktilo sınavına girdim ve hemen işe başladım. Aynı zamanda da 3 yıl çalıştıktan sonra 1972 yılı sonunda ayrıldım. Bu işyerini 1972 Mayıs ayında kurdum.

1972 yılında Devlet dairesinde çalışırken, ayrıca hocalarımdan el yazısıyla kitap alıyor, onları mumlu kağıda daktilo ile yazıyordum. Ticaret Hukuku kitabını 292 sayfa yazarak sayfası 2 TL.’den 584 TL para aldım. Çok para kazandığımı sanırken, Mumlu kağıtları teksirciye götürmem söylendi. Ben de götürdüm. Götürdüğüm gün ufkum açıldı. Çünkü ben günlerdir iğneyle kuyu kazıyordum. Ama teksirci hemen kalıpları makineye takıp 500 ya da 1000 adet basıyor, benim bir ayda kazandığımı bir günde kazanıyordu.

Tabii bu istihbaratı almam kolay olmadı. İşlerin nasıl olduğunu sormama rağmen para kazanmadıklarını anlatıyordu işyeri sahibi. Sohbet koyulaşınca, arkadaş başladı anlatmaya, “babam geldi 5.000 TL harcadım.” “Babamdan sonra annem geldi hastaydı ona da 5.000 TL. harcadım” diyince ben uyandım. O tarihlerde benim maaşım 500 TL. idi.

Hemen araştırmaya koyuldum. İş yaptıran hocaların bu işleri kaç kuruştan yaptırdıklarını sordum. Uyanık hocanın biri de 4 kuruş’a yaptırdığı işi 3 kuruş diye bana söyledi. Ben de hesap yaptım, 3 kuruşa iş alırsan yarı yarıya para kazanacaktım.

Hiç param olmamasına rağmen 7.500 TL.’ye 1 adet Gestetner teksir makinası satın aldım. (Babam rahmetlik kayın pederimden 2.500 TL borç alarak bana gönderdi ve ben de peşinat verdim).

Teksir makinesini İncirlide danişment durağında ağabeyimle birlikte oturduğumuz gecekondunun bir odasına koydum. Tezleri ve kitapları orada çoğaltmaya başladım. 6 ay sonra da Cebeci’de küçük bir dükkan tutarak makineyi ve yatağımı o dükkana taşıdım. İşleri burada üretmeye başladım. Çevremde bu işle ilgili hiçbir müşteri yoktu. İşimi Beşevler’deki A.İ.T.İ.A. (yani kendi okulumdan) hocalarımdan alıyor, burada çoğaltıp tekrar okula götürüyordum. Kitap basımını ben yapıyordum; kitap satıldıkça hocalardan paramı tahsil ediyordum.

Bir yıl sonra da OLİMPİA daktilo makinesi alıp, kitapları hem yazıp hem de teksirde basıyordum. Teksir makinesinde kullanılan boyayı en kaliteli boyalardan kullanıyordum. Belki biraz pahalıya mal oluyordu ama kalite süper oluyordu. O zaman o teknolojiyle tez basıyordum ve hem de övgü alıyordum.

Kapakları ise elle takıyordum. Kapak takmak için kilosu 5 TL’den 15 TL’ye kadar olan tutkal fiyatları vardı. Ancak ben en pahalısını ve en kalitelisini kullanıyordum. O yüzden de işle ilgili hiçbir şikayet gelmiyordu. Ayrıca teşekkür alıyordum.

O gün bugündür sürekli teknolojiyle yarış halindeyiz. 1972’den bu yana 100’lerce makine hurdaya çıktı.

Yalnız tez, kitap yaparken, Teknoloji ilerledikçe, afiş, broşür, katalog, yıllık, kartvizit, cilt, karton kapak, spiral, duvar kağıdına baskı, beze baskı, dergi basımı… dokümanla ilgili aklınıza gelebilecek her baskıyı yapmaya başladık. Hala da geliştirmeye devam etmekteyiz.

1972’den bu yana hiçbir zaman beğenmediğimiz ürünü müşterimize vermedik ve vermeyiz de. Çöpe atarız ama müşteriye kesinlikle vermeyiz.

Ankara’da yeni çıkan teknolojiyi ilk alanlardan biriyiz. Teknoloji dünyada baş döndürücü hızla gidiyor. Türkiye buna ayak uyduran ülkeler içersinde sanırım ön sıralarda.

Ayrıca teknolojiyle kıran kırana rekabet ediyoruz. Daha aldığımız makinenin borcu bitmeden yeni makine çıkıyor, yeni makineyi almasanız kaliteniz düştüğü gibi rekabet şansınız da olmuyor. Böylece her 5 yılda bir teknolojiyi yenilemek zorundasınız.

1972’de teksir daktilo ile başlayan firmamız, 1976’da fotokopi (Sulu sistem) Dakikada 1 adet fotokopi çeken makine, 1980’de Nashua 1220S dakikada 20 adet fotokopi çeken sulu sistem bir makine, 1981’de Minolta 310 dakikada 12 adet çekebilen kuru sistem bir makine, 1981’de dakikada 30 adet çekebilen minolta 530 makine 2 adet, 1985’de 2 adet 25x35 basabilen hamada ofset makineler, Xerox firmasıyla tanışana kadar onlarca makine geldi ve gitti. Ancak hiçbir zaman kaliteden ödün vermedik.

1993’te Xerox 5380 siyah beyaz makine aldık. Ondan sonra onlarca Xerox makine geldi gitti. Şu anda dakikada 130 basabilen Ricoh renkli, dakikada 100 basan Colour 1000, dakikada 130 basabilen ricoh siyah-beyazdan 2 adet, dakikada 110 basan minolta siyah-beyaz makine 2 adet, Ricoh dakikada 110 basabilen renkli ..... makineler parkımıza eklendi.

Ayrıca sonlandırıcı olarak polar giyotin, kapak takma, kart kesme, perforaj ve konik atma makineleri dahil onlarca yardımcı makine bulunmaktadır.

Bilgisayarlar teknolojinin son modelleriyle, son programlarla çalışmaktadır.

1972 yılında dakikada 70 – 80 adet siyah beyaz baskı kapasitemiz var iken, hem kalite hem adet artışıyla şu anda renkli kapasitemiz dakikada 500 adedi bulmakta. Siyah beyaz kapasitemiz 1000 adedi bulmaktadır.

Biz hem teknoloji hem bilgiyi birleştirdiğimiz için diğer firmalardan kendimizi bir adım önde görüyoruz. Böylece dijitalciden öte çözüm merkezi olarak çalışıyoruz.

Her dönemde olduğu gibi bugün de teknik eleman sıkıntısı çekmekteyiz. Çok şükür ki çocuklarım teknolojiyi çok iyi kavradılar ve babayı solladılar. Teknolojinin hızına ayak uydurarak en kaliteli işi ucuza üretmeye devam ediyorlar. İnşallah 3. Nesil de devam eder diye ümit ediyorum.

Çünkü teknoloji ne kadar ileri olursa olsun o teknolojiyi en iyi şekilde kullanacak, bilgili, becerikli, kaliteli, dürüst, çalışkan nesillere ihtiyaç hiçbir zaman bitmeyecek.

Rakiplerimizden bir adım önde olabilmemizin tek sebebi çocuklarımın bu işe gönül vermeleri ve ayrıca kendi yetiştirdiğimiz elemanlarla çalışmamızdır.

20 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Elemanlarımızı kendimiz yetiştirmeyi tercih ediyoruz.

Müşteri memnuniyeti için, zamanında, kaliteli, ucuz ve güler yüzlü hizmeti prensip edindik.

500 m2’lik alanda hizmet vermekteyiz.

Merkezimiz Cebeci’de 46 yıldır çalışmaktadır. Şubemiz Ceyhun Atuf Kansu Cad. 130/25 numarada 2013 Aralığından beri hizmet vermektedir.

2016 yılında ise kitap basımı için   kitap72.com   sitesini kuran firmamız, siz değerli müşterilerine hem ucuz, hem kaliteli, adet sınırı olmaksızın (1 adet ya da 1000) kitabı basıp adresinize göndermektedir. İstenirse ISBN numarası ve bandrolu de firmamız temin etmektedir. Yeter ki sizler kitap üretin, bizler her zaman hizmetinize hazırız.

Konuyu biliyor, çalışmayı seviyor ve riski de göze alıyorsanız başarılı olmamanız için hiçbir neden yoktur.

Yeter ki sabırlı, gayretli ve en önemlisi dürüst olunuz, önünüze çıkacak badireleri mutlaka atlatacaksınız.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

 

 

46 yıllık tecrübeyi teknolojiyle birleştirdik ve hizmetinizdeyiz. Nice 46 yıllara, saygılarımızla.

Doğru adrestesiniz.

Fiyat Listesi Kampanyalar Kullanım Koşulları Taşıma İade Gizlilik Bildirimi Bilgilerim

Dosya gönderme, fiyatlandırma teklif isteme ve iş teslimi nasıl olur...
Referanslar
Kimlerle Çalıştık?


Kimlere çalıştık neler yaptık?
Makine Parkı
Tesisimizi Görün


Kalite ve üstün teknoloji
|