Yeni Üye    Şifremi unuttum


Ana Sayfa > Tarihçe

Tarihimiz – Geçmişimiz – Temelimiz
Babamız, kurucumuz der ki;
Bir insan çalışmayı göze alıyorsa,
Konusunda bilgi ve tecrübe de edinmişse,
Riske girmekten asla korkmasın.
Şerafettin POLAT

1969-70 öğretim döneminde A.İ.T.İ.A. (ANKARA İKTİSADİ VE TİCARİ İLİMLER AKADEMİSİ) İşletme ve Muhasebe bölümüne başlayan kurucumuz ve babamız Şerafettin Polat, ders notlarının kalitesiz, sayfalarının döküldüğü ve yazılarının yer yer okunmadığını görünce o anda karar verir hangi işi yaparsa yapsın kaliteden ödün vermeyecektir.
Üniversitede okumaya devam ederken, Ticaret lisesinde 10 parmak daktilo öğrenmesinin avantajını kullanarak hocalarının tezlerini yazmaya başlar. O dönemde tez de olsa kitap da olsa mumlu kâğıda yazılırmış. Mumlu kâğıt (şu an matbaalarda kullanılan) kalıp yerine geçermiş. Mumlu kâğıt teksir makinesine takılır ve onunla çoğaltılırmış. Babamızın da teksir makinesiyle ilk tanışması 1971 senesinde, yazmış olduğu bir kitabın baskısını yaptırmak üzere baskıcıya gitmesiyle olmuş. Günlerce göz nuru dökerek yazdığı yazılar bir anda teksir makinesinden dakikada 60-100 adet çoğaltıldığını görmüş ve o anda kararını verir, teksir makinesi almalıdır.

Piyasa araştırması yapar, hocalardan fiyatları öğrenmeye çalışır. Hocalarından bir tanesi 4,5 kuruşa baskı yaptırmasına rağmen sırf Babamız ucuza çalışsın diye 3,5 kuruş olduğunu söyler. Maliyet araştırmasını yapar, 3,5 kuruştan zarar etmeyeceğini, makinenin taksitini rahatlıkla ödeyebileceğini ve hatta kar bile edebileceğini anlar. İşe koyulur.

Yıl 1972, aylardan mayıs, ilk iş olarak makineyi nereden bulacağını, kaça alacağını ve ödeme şekillerini vs. araştırmış. Kayınpederinden aldığı 2.500 lira borcu peşinat olarak vererek 10.000 liraya ilk teksir makinesini almış ve 3 işi birden yürüten babamız (okul-memuriyet ve teksircilik), 1973 ocak ayında İmar İskan Bakanlığı Mesken Genel Müdürlüğü’ndeki daktilo memuriyeti görevinden istifa etmiş.

Bazen 3 gün uyumadığı olurmuş. O zamanlar tezler son teslim günlerine yetişmediği takdirde 6 ay sonraya atılırmış Bir sabah Son güne yetişmesi gereken doçentlik tezleri olurmuş. Bir sabah oturmuş (normal daktilo ile) 114 sayfa tezi ertesi sabah bitirmiş. (hem de mumlu kağıda yazarak). Tezin sahibi ücreti fazlasıyla ödedikten sonra babamızı gözlerinden öpmüş ve minnettarlıkla ayrılmış.

Derken yıllar yılları kovalamış. 1972’de teksir-daktilo ile yapılan başlangıç, 1976’da dakikada 1 kopya çeken elektro statik fotokopi makinesiyle devam etmiş. 1977-1979 yıllarında yedek subay olarak askerliğini yapan babamız askerden döndüğünde teknoloji değişmiş, yaptığı yatırımlar sıfıra düşmüş. Teksir makineleri çalınmış. 1979’da işe sıfırdan başlamak zorunda kalmış. Çalmaya tenezzül etmedikleri eski teksir makinesini yeniden baş tacı ederek onunla bir şeyler yapmaya başlamış. Bu arada her kâğıda çeken fotokopi makineleri çıktığı için elektro statik makinenin maliyeti çok pahalı oluyormuş. Hem her kâğıda çeken bir makine almak istemiş. Makineyi almış ama su sistem olduğu için kalitesi iyi değilmiş. 2 yıl çok sıkıntı çekmiş, ayda 4000 lirayı ödemekte çok zorlanmış. 2 yıl boyunca hiçbir yatırım yapamamış. Çünkü cesareti kırılmış.

1982 yılında pazarlamacılar bir makine tanıtmışlar (minolta 310) makinenin kalitesini çok beğenmiş ve hemen borca girmiş, 800.000 liraya ayda 40.000 lira ödeme koşuluyla bu makineyi almış. İşleri 3’e katlanmış, o yıl iki makine daha (Minolta 530) almış, dakikada 30 çeken bu makineler işi daha da artırmış.

Tezleri artık teksirde değil fotokopi makinelerinde çoğaltmaya başlamış. Derken 85’de 2 adet ofset makine almış. Kitapları ve ders notlarını bu makinelerde çoğaltmış. Taki XeroX’la tanışana kadar.

1993’de Xerox 5380 fotokopi makinesinin görüntülerini seyrederek (Türkiye’ye henüz gelmemiş olmasına rağmen) almaya karar vermiş. Dakikada 80 adet çekebilen bu makine A-2 fotokopi çekebiliyor, ayrıca kırmızı baskı da yapabiliyor.
1994’de bir 5380 daha, 1995’de 5100 (dakikada 100 çeken) aynı yıl dakikada 3 adet renkli çeken 5765 fotokopi makinesi, 5250 siyah beyaz makine, 1025 siyah beyaz makine derken. Ofset makinelerin gördüğü işi Xerox’la yapmaya başladık ve ofsetin kirinden, zaman kaybından ve adet kısıtlamasından kurtulduk; ayrıca kalite çok daha güzel oldu.
Derken dijital ortama ağırlık vermeye başlanıldı. Firmamız fotokopi firması hüviyetinden çıkarak dijital matbaa hüviyetine büründü. Hem zamandan tasarruf edildi hem de israftan.

2007 yılında bulunduğumuz şu günlerde ise 2 adet XeroX 4110 (otomatik zımbalama, katlama, delme ve dakikada 110 adet kopyalama özelliği olan) siyah beyaz fotokopi makinesi, 1 adet XeroX Docucolor 7000 (Creo rip, otomatik montaj, 2400 dpi baskı kalitesi, 300gr a kadar baskı ve dakikada 70 adet kopyalama özelliği olan) renkli fotokopi, XeroX DC 12 Renkli fotokopi, Encad Novajet 630 plotter (1.5m x ….m), Seal image 62 laminasyon, kaplama makineleri ve bunların yanında birçok makineyle müşterilerimize kitap, tez, broşur, afiş, poster, kartvizit, davetiye (Dijitalle ilgili her şey) A’dan Z’ye kadar hazırlanıp teslim edilmektedir.

Eski matbaacı, yeni dijital matbaacı olarak, matbaacıların, ajansların, doktorların, öğretim görevlilerinin, öğrencilerin… ne istediklerini çok iyi biliyoruz.

40 yıla yakın tecrübeyi teknolojiyle birleştirdik ve hizmetinizdeyiz.


 Ana Sayfa   Fiyat Listesi   Kampanyalar   Kullanım Şartları   Gizlilik Bildirimi   Taşıma & İade      Bilgilerim TR - UK